Ziyaret ettiğimiz film setinde Sahra Çölü’nün kumları havada uçuşuyor, bir grup at da çevremizde koşturuyor.

Parlak renklere boyanmış duvarlar ve tahta ve ilkel silahlarla sette bir 19. yüzyıl ortamı yaratılmış. Humeyni devrinde ülkede gerçekleşen Şii devrim canlandırılıyor.

Nijerya’daki Şii hareketin ne kadar medya yanlısı olduğunu kendi gözlerimle görüyorum. Stüdyonun içinde dublaj yapılıyor. Şii liderlerle ilgili oldukça pohpohlayıcı belgeseller yerel dillere çevriliyor.

Böyle belgesellerin DVD’leri Nijerya’da yok satıyor. 

Bu hareketin bir de yirmi yıldan uzun süredir yayınlanan gazetesi var.

Yakında internet radyolarını gerçek bir radyo kanalına dönüştüreceklerini de söylüyorlar.

Bir televizyon kanalı açmak da planları arasında.

Son yıllarda bu Şii grubun popülaritesi oldukça arttı. Üye sayısı her geçen gün katlanarak artıyor ancak şiddet dolu eylemleri nedeniyle dünya medyasının gözleri Sünni köktenci grup Boko Haram’ın üzerinde.

Boko Haram Nijerya’da bir şeriat devleti kurmak istiyor.

İran Tesiri

İbrahim Zakzaki

Bazıları Nijerya’daki Şii hareketin kontrolsüz büyüdüğünden endişe ediyor. Hareketin lideri Seyh İbrahim Zakzaki 1979 İran devrimi sırasında Şii mezhebine geçmiş. İran’da yaşananlar onu Nijerya’da da benzer bir devrimin yapılabileceğine inanmaya itmiş.

O zamandan bu yana da Nijerya’da kalıcı islamcı bir devlet kurabileceğine olan inancı hızla artmış.

İran’dan para yardımı aldığını reddetse de Şeyh Zakzaki tamamen Amerikan karşıtı.

Ben bu beyaz sakallı, geleneksel şekilde giyinmiş dini liderle tanıştığımda 57 yaşında olduğuna inanmakta zorlandım. Oldukça yaşlı görünen adam barışçıl bir devlet adamı imajı çiziyordu.  Kırmızılı pembelı parlak halısının üzerinde birlikte oturduk. Duvarda Humeyni‘nin bir portresi asılıydı.

Nijerya’daki Şii’ler İran’da olan biteni çok yakından takip ediyor. İsrail ve ABD nükleer programına devam etmesi durumunda İran’a saldıracaklarını söylüyorlar. İran ısrarla programının tamamen enerji üretimine odaklı olduğunu ve atom bombası yapmaya çalışmadığını söylüyor.

Şeyh’e İran’a saldırılırsa bu Nijerya’yı etkiler mi diye soruyorum.

Şeyh ”Sadece Nijerya’yı değil, bütün dünyayı etkiler” diye cevap veriyor.

Şeyh Zakzaki ne olacağını açıklamıyor ancak sözlerine ”Tesirin ne kadar büyük olacağı İran’ın hangi bölgelerinin vurulacağına bağlı” diye devam ediyor.

Tesirli takipçiler

Görüşemiz boyunca Şeyh Zakzaki’nin tüm cevapları biraz üstü kapalıydı.

Şeyh Zakzaki 9 yıl boyunca politik bir tutuklu olarak hapiste kalmış. 80’li ve 90’li yıllardaki askeri yönetimler onu sivil itaatsizlikle suçlamış. Destekçileri geçen yıllarda devletle bir çok şiddetli çatışmaya girmiş.

Takipçilerinden 120’si şuanda hapiste. Politika yorumcusu Muhammed Kabir İsa bu grubun ülkeye ciddi bir tehdit oluşturduğu görüşünde. 

Ahmadu Bello Üniversitesi araştırmacılarından İsa Şeyh’in örgütünü devlet içinde devlet olarak tanımlıyor.

Şeyh Zakzaki örgütünün yüzlerce kişiyi koruma olarak eğittiğini kabul ediyor.

Muhammed Kabir İsa örgütün destekçilerinin toplumda oldukça etkili olduğunu söylüyor. İsa ”Şeyh takipçilerinin orduya girmesi, polis teşkilatına, devlet güvenlik güçlerine girmesi için elinden geleni yapıyor” diyor.

Kaduna eyaleti polis sözcüsü Saidu Adamu örgütün yandaşlarının polis teşkilatına sızıp sızmadıkları ile ilgili bir açıklama yapamayacağını söyledi.

Ancak örgütün sempatizanları böyle görevlere geldilerse de devlete olan bağlılıklarını kaybetmediklerini umduklarını söyledi.

Politik parti?

İnsan hakları aktivisti Shehu Sani’ye göre devletin bu hareketle olan ilişkisi örgütün ne kadar barışçıl kalacağını da belirliyor.

Aktivist geçmişte Şeyh Zakzaki’nin hapisten çıkarılması için kampanyalar düzenlemiş.

Sâni ”Devlet bu örgütlerle ilişkilerinde dikkatli olmalı. Mesela Boko Haram’ın şiddet içeren eylemleri konusunda devlet de biraz sorumlu. 2009 yılında örgütün lideri Muhammed Yusuf’u öldürdüler şimdi de örgüt öç alıyor” şeklinde konuştu.

Sani ”Eğer Nijerya devleti Boko Haram’a davrandığı biçimde bu Şii hareketine de davranırsa yakında bu grup da silaha sarılacaktır. Bu durum çok daha acı sonuçlara neden olur çünkü Sünnilerden farklı olarak Şiiler eğitimili ve örgütlü” dedi.

Nijerya hükümeti daha önce Boko Haram’la konuşmaya hazır olduğunu söylemişti. Ancak hükümet Boko Haram’ın gerçekçi hedefleri olmadığını da dile getirdi.

Şeyh Zakzaki’nin doğduğu ve yaşadığı Kaduna şehrinde Boko Haram hem güvenlik güçlerine hem de kent sakinlerine karşı saldırılar düzenlemiş.

Kaduna valisi Patrick İbrahim Yakowa ile tanıştığımda bana çözüm arayışında bütün dini liderlerden yararlanmayı planladığını söyledi.

Valiye Şeyh Zakzaki ile konuşup konuşmadığını sordum. Vali ”Herkesle konuşmaya çalışıyoruz. Eninde sonunda ona da ulaşacağıma eminim” dedi.

Ancak Şeyh’in vali ile görüşmeye pek de niyeti yok gibi gözüküyor. Görüşmemiz sırasında Şeyh bana eğer ülkede politik sistemin işlediğini düşünse bir parti kurup politikaya atılmayı düşünebileceğini söyledi.

Ancak ona göre şu anda Nijerya’da sistem işlemiyor. Zakzaki ülkedeki karmaşadan da sistemi sorumlu tutuyor. Şeyh Boko Haram’ın petrol arayışındaki batı tarafından yaratıldığını iddia ediyor.

Şeyh ”Boko Haram diye birşey yok. Kendine Boko Haram üyesi diyen bir kişiyle bile tanışmadım ben. Bizim düşmanlarımız Nijerya’nın dışında. Bütün bu bombalamaların arkasında onlar var” şeklinde konuştu.

Bu görüş tabiki de Boko Haram’ın gerçekliği ile ilgili kanıtlarla çelişiyor.

Şimdilik sakin

Petrol uzmanları inatla Batı’nın isteyeceği son şeyin Nijerya’da kargaşa olduğunu söylüyor. Uzmanlara göre ülkede terörün yükselişi batının buradaki operasyonlarına zarar veriyor.

Ancak Şeyh Zakzaki’nin takipçileri liderlerinin ülkedeki kargaşadan batıyı sorumlu tutan tavrına destek veriyor.

Hareket şu anda ne Nijerya hükümeti ne de halkına karşı bir tehdit oluşturmuyor.

Ancak grubun üyelerinin Nijerya hükümetine duyduğu açık nefret onlara karşı dikkatli olunmasını gerektiriyor.

Afrika /Mark Lobel Kaduna