
Bir Fakihin Münazara Usulü
| Konu Başlığı | ﺁﻳﺖ | Diyanet Tercümesi | Sünnetin Zarurî Fonksiyonu ve Kanıtı |
| I. Namaz (Salât) Konusu: Uygulanamazlık Zafiyeti | – | – | – |
| 1. Rekât Sayısı |
… وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ…
(el-Bakara, 43) |
“…Namazı dosdoğru kılın…” | Ayet mücmeldir. Namazın 2, 3 veya 4 rekât olacağını bizzat Peygamber’in (s.a.v.) mütevâtir uygulaması (fiilî sünnet) belirlemiştir. (Hadis: “Beni nasıl namaz kılarken gördüyseniz öyle kılın.”) |
| 2. Secdenin Keyfiyeti |
.. وَاسْجُدُوا وَاعْبُدُوا رَبَّكُمْ…
(el-Hac, 77) |
“…Secde edin ve Rabbinize kulluk edin…” | Ayet mücmeldir. Sünnet, secde sırasında yedi uzvun yere değme zorunluluğunu getirmiştir. Bu, Kur’an’daki farzın keyfiyetini beyandır. |
| 3. Namaz Vakitlerinin Nihai Detayı |
.. إِنَّ الصَّلَاةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ كِتَابًا مَّوْقُوتًا
(en-Nisâ, 103) |
“…Şüphesiz namaz, müminler üzerine vakitleri belirli bir farzdır.” | Ayet, vakitli olduğunu belirtir. Sünnet, vakitlerin başlangıç ve bitiş sınırlarını (Öğlenin gölge boyuyla bitmesi, sabahın isfâr zamanı) belirleyerek tahsis etmiştir. |
| 4. Kıraat Miktarının Zorunluluğu |
فَاقْرَءُوا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْآنِ…
(el-Müzzemmil, 20) |
“…Şimdi (namazda) Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun…” | Ayet mücmeldir. Hanefi fıkhında en az üç kısa ayet okumanın farz oluşu, bu emrin sünnetle takyid (sınırlandırılması) edilmesidir. |
| 5. Vitir Namazının Vacip Oluşu |
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا ارْكَعُوا وَاسْجُدُوا…
(el-Hac, 77) |
“Ey iman edenler! Rükû edin, secde edin…” | Kur’an’da 5 vakit farz namaz emri varken, Vitir namazının vacip (kuvvetli sünnet hükmünde) oluşu, tamamen Peygamberin devamlılığı ve hadislerle sabittir. |
2
| Konu Başlığı | ﺁﻳﺖ | Diyanet Tercümesi | Sünnetin Zarurî Fonksiyonu ve Kanıtı |
| II. Zekât Konusu: Miktar ve Nisap Sorunu | – | – | – |
| 6. Zekâtın Nisap Miktarı |
… وَآتُوا الزَّكَاةَ…
(el-Bakara, 43) |
“…Zekâtı verin…” | Ayet mutlak bir emirdir. Sünnet, 85 gr altın veya 200 dirhem gümüş miktarını (nisap) belirleyerek, Kur’an’daki emri takyid etmiş ve uygulanabilir kılmıştır. |
| 7. Tarım Ürünlerinde Öşür Oranı |
… وَآتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِهِ…
(el-En’âm, 141) |
“…Hasat zamanı da hakkını (öşürünü) verin…” | Ayet, hakkın verilmesini emreder. Sünnet, yağmurla sulananın 1/10 (öşür), emekle sulananın 1/20 (nısf-ı öşür) olacağını belirleyerek bu hakkı tahsis etmiştir. |
| 8. Ticaret Mallarında Zekât Şartı |
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَنفِقُوا مِن طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ…
(el-Bakara, 267) |
“Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden infak edin…” | Ayet genel bir infak emridir. Sünnet, alınıp satılmak üzere elde tutulan ticaret mallarına zekât düşmesi hükmünü getirmiştir. |
| 9. Zekâtın Verilemeyeceği Yakınlar |
إِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَاءِ وَالْمَسَاكِينِ…
(et-Tevbe, 60) |
“Sadakalar (zekâtlar) ancak fakirler, düşkünler içindir…” | Ayet 8 sınıf sayar. Sünnet ve icma, zekâtın ana-babaya (usul) ve çocuklara (fürû) verilemeyeceğini hükme bağlayarak genel emri tahsis etmiştir. |
| 10. Hayvan Zekâtında Yaş ve Cinsiyet Şartı |
… وَآتُوا الزَّكَاةَ…
(el-Bakara, 43) |
“…Zekâtı verin…” | Ayet mücmeldir. Develerdeki zekâtın yaşına (bintu mahâd, ibnu lebûn) ve cinsiyetine göre belirlenmesi gibi detaylar, tamamen sünnetin beyanına aittir. |
3
| Konu Başlığı | ﺁﻳﺖ | Diyanet Tercümesi | Sünnetin Zarurî Fonksiyonu ve Kanıtı |
| III. Oruç (Savm) Konusu: Başlangıç/Bitiş ve Kefaret | – | – | – |
| 11. Ramazan’da Niyetin Vakitle Sınırlandırılması |
… ثُمَّ أَتِمُّوا الصِّيَامَ إِلَى اللَّيْلِ…
(el-Bakara, 187) |
“…Sonra orucu geceye kadar tamamlayın…” | Ayet orucu emreder. Hanefi’de Ramazan orucunda niyetin öğleye kadar geçerli olması (muayyen oruçlarda), sünnetin niyet şartını takyididir. |
| 12. Oruç Kefaretinin Peş Peşelik Şartı |
فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ…
(en-Nisâ, 92) |
“…Kim (azat edecek köle) bulamazsa art arda iki ay oruç tutar…” | Ayet başka bir bağlamda (hata ile öldürme) bu şartı belirtir. Ramazan orucunu kasten bozanın tutacağı 60 gün orucun da peş peşe (müteselsil) olma şartı, sünnetle bu hükme kıyas edilmiştir. |
| 13. Hayızlı Kadının Oruç Borcunun Kaza Edilmesi |
… فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوْ عَلَى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ…
(el-Bakara, 184) |
“…Sizden kim hasta yahut yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar.” | Ayet sadece hasta ve yolcuyu sayar. Hayızlı kadının namazı bırakıp, orucu kaza etme zorunluluğu, tamamen sünnetin beyanı ile sabittir. |
| 14. Bayram Günlerinde Oruç Tutma Yasağı |
… فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ…
(el-Bakara, 185) |
“…Sizden kim o aya (Ramazan’a) erişirse oruç tutsun…” | Ayet genel olarak orucu emreder. Ramazan ve Kurban bayramının ilk gününde oruç tutmanın tahrimen mekruh oluşu, Peygamberin yasağıyla sabittir. |
| 15. İtikâfın En Az Süresi |
… وَأَنتُمْ عَاكِفُونَ فِي الْمَسَاجِدِ…
(el-Bakara, 187) |
“…Mescitlerde itikâfta bulunduğunuz zaman…” | Ayet, itikâfı meşru kılar. Hanefilerde itikâfın en az bir gün (vacipte) veya bir an (sünnette) olması gibi sürenin belirlenmesi, ictihad ve sünnet ile belirlenmiştir. |
4
| Konu Başlığı | ﺁﻳﺖ | Diyanet Tercümesi | Sünnetin Zarurî Fonksiyonu ve Kanıtı |
| IV. Kur’an’ın Kendisine Yönelik İhtiyaç (Tefsir ve Kırâat) | – | – | – |
| 16. Kur’an’ın Yedi Harf Üzere İnzali |
إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ
(el-Hicr, 9) |
“Şüphesiz o zikri (Kur’an’ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.” | Ayet Kur’an’ın korunmasını garantiler. Ancak Kur’an’ın farklı okunuş vecihlerine kaynaklık eden “Yedi Harf” üzere indirilmesi, mütevâtir sünnet ile sabittir. |
| 17. Kur’an’daki Müphem İfadelerin Açıklanması |
.. وَالْمُطَلَّقَاتُ يَتَرَبَّصْنَ بِأَنفُسِهِنَّ ثَلَاثَةَ قُرُوءٍ…
(el-Bakara, 228) |
“…Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ‘kurû’ beklerler…” | Kurû’ kelimesi hem hayız (adet) hem temizlik anlamına gelir. Hanefilerde hayız olarak tefsiri, sünnetin tefsir yoluyla ayetin hükmüne kesinlik katmasıdır. |
| 18. Kur’an’daki Bazı Ayetlerin Neshi |
مَا نَنسَخْ مِنْ آيَةٍ أَوْ نُنسِهَا نَأْتِ بِخَيْرٍ مِّنْهَا أَوْ مِثْلِهَا…
(el-Bakara, 106) |
“Biz bir âyetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya unutturursak (onu) ondan daha hayırlısıyla veya dengiyle değiştiririz…” | Ayet neshin Allah tarafından olduğunu belirtir. Hanefilere göre, mütevâtir sünnet, Kur’an’daki bir hükmü nesh edebilir (ör. Kudüs’e yönelme). |
| 19. Teyemmümde Elin Bileklere Kadar Meshi |
… فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيَكُم مِّنْهُ…
(el-Mâide, 6) |
“…O toprakla yüzünüzü ve ellerinizi meshedin…” | Abdestte dirseklere kadar yıkama emri varken, teyemmümde ise elin bileklere kadar meshedilmesi kuralı sünnetin tahsis ve beyanı ile sabittir. |
| 20. Besmele’nin Fatiha’dan Bir Ayet Olmaması |
… وَلَقَدْ آتَيْنَاكَ سَبْعًا مِّنَ الْمَثَانِي وَالْقُرْآنَ الْعَظِيمَ
(el-Hicr, 87) |
“Andolsun, biz sana tekrarlanan yedi âyeti (Fâtiha) ve yüce Kur’an’ı verdik.” | Hanefi usulünde Besmele’nin Fatiha’dan bir ayet sayılmaması, sünnetin ve Sahabe amellerinin incelenmesi sonucu belirlenmiş bir hükümdür. |
5
| Konu Başlığı | ﺁﻳﺖ | Diyanet Tercümesi | Sünnetin Zarurî Fonksiyonu ve Kanıtı |
| V. Ceza Hukuku (Ukûbat) ve Hukuk-i Âile (Münakehât) Detayları | – | – | – |
| 21. Hırsızlıkta Nisap Miktarı |
وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُوا أَيْدِيَهُمَا…
(el-Mâide, 38) |
“Hırsızlık eden erkek ve kadının ellerini kesin…” | Ayet mutlak bir kesme emridir. Sünnet, el kesme cezasının uygulanması için çalınan malın belli bir değere (nisap) ulaşması şartını koyarak hükmü takyid etmiştir. |
| 22. Recim Cezasının Meşruiyeti |
الزَّانِيَةُ وَالزَّانِي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِّنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍ…
(en-Nûr, 2) |
“Zina eden kadın ve erkekten her birine yüz sopa vurun…” | Ayet bekârlar için kırbacı belirtir. Sünnet, evli (muhsan) olanlar için Recm (taşlayarak öldürme) cezasını uygulayarak Kur’an’ın genel hükmüne ilave (Teşrî’) bir hüküm getirmiştir. |
| 23. Mehirsiz Nikahın Geçerliliği |
وَآتُوا النِّسَاءَ صَدُقَاتِهِنَّ نِحْلَةً…
(en-Nisâ, 4) |
“Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile bir bağış olarak verin…” | Ayet mehri emreder. Mehirsiz nikahın geçerli olması ve mehrin daha sonra ‘mehir-i misl’ olarak belirlenmesi, sünnetin nikahın temel şartını tahsis eden bir istisnasıdır. |
| 24. Cariyelerin Boşanma ve İddetinin Farkı |
… فَعَلَيْهِنَّ نِصْفُ مَا عَلَى الْمُحْصَنَاتِ مِنَ الْعَذَابِ…
(en-Nisâ, 25) |
“…Onlara (cariyeler) hür kadınlara uygulanan cezanın yarısı uygulanır…” | Ayet cezada yarım hüküm getirir. Cariyelerin iddetinin ve boşanma hakkının da hür kadınların yarısı kadar olması, sünnet ve icma ile belirlenmiştir. |
| 25. Gayr-ı Müslim Nikahının Sınırlandırılması |
… وَطَعَامُ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ حِلٌّ لَّكُمْ وَطَعَامُكُمْ حِلٌّ لَّهُمْ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ…
(el-Mâide, 5) |
“…İffetli mümin kadınlar ve kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da (size helaldir).” | Ayet, Ehl-i Kitap kadınlarla evliliğe izin verir. Ancak Müslüman bir kadının gayr-ı müslim bir erkekle evlenemeyeceği, sünnet ve icma ile bu izni tahsis etmiştir. |
6
| Konu Başlığı | ﺁﻳﺖ | Diyanet Tercümesi | Sünnetin Zarurî Fonksiyonu ve Kanıtı |
| VI. Muamelât (Ticaret, Borçlar, Akidler) ve Şahitlik Detayları | – | – | – |
| 26. Ribâ Kapsamının Genişletilmesi (Ribâ-i Fadl) |
… وَأَحَلَّ اللَّهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبَا…
(el-Bakara, 275) |
“…Allah alım satımı helal, faizi ise haram kılmıştır.” | Ayet sadece faizi haram kılar. Altı cins malın fazlalıkla satılmasını (Ribâ-i Fadl) yasaklayan, sünnettir. |
| 27. Garar (Belirsizlik) Yasağı |
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَأْكُلُوا أَمْوَالَكُم بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ إِلَّا أَن تَكُونَ تِجَارَةً عَن تَرَاضٍ مِّنكُمْ…
(en-Nisâ, 29) |
“Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka.” | Ayet rızaya dayalı ticareti meşru kılar. Belirsizlik içeren satışların (muhâdara, müzâbene) Peygamber tarafından yasaklanması, sünnetin hukuki düzenleme yetkisidir. |
| 28. Selem Akdinin Şartları |
… إِذَا تَدَايَنتُم بِدَيْنٍ إِلَى أَجَلٍ مُّسَمًّى فَاكْتُبُوهُ…
(el-Bakara, 282) |
“…Belli bir süreye kadar birbirinize borçlandığınız zaman onu yazın…” | Ayet borçlanmayı ele alır. Mal ortada yokken, ileri vadeli ödeme ile mal alımına (Selem Akdi) izin veren ve şartlarını belirleyen, sünnetin zaruret nedeniyle getirdiği istisnadır. |
| 29. Kadının Şahitliğinin Had ve Kısasta Kabul Edilmemesi |
… وَاسْتَشْهِدُوا شَهِيدَيْنِ مِن رِّجَالِكُمْ فَإِن لَّمْ يَكُونَا رَجُلَيْنِ فَرَجُلٌ وَامْرَأَتَانِ مِمَّن تَرْضَوْنَ مِنَ الشُّهَدَاءِ…
(el-Bakara, 282) |
“…Bir erkek ve iki kadın (şahit getirin)…” | Ayet, borçlanmada kadının şahitliğini kabul eder. Zina (Hadd) ve Cinayet (Kısas) gibi alanlarda kadın şahitliğinin kabul edilmemesi, sünnetin tahsis ve ictihadın yorumudur. |
| 30. Akdin Feshi (Hıyar-ı Meclis Yokluğu) |
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَوْفُوا بِالْعُقُودِ…
(el-Mâide, 1) |
“Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin (sözlerinizi tutun)…” | Ayet akitlere bağlılığı emreder. Hanefilerde tarafların akitten sonra ayrılmasıyla akdin kesinleşmesi (Hıyar-ı Meclis’in reddi), sünnetin genel akid uygulamaları ile sabittir. |
7
| Konu Başlığı | ﺁﻳﺖ | Diyanet Tercümesi | Sünnetin Zarurî Fonksiyonu ve Kanıtı |
| VII. Abdest ve Temizlik (Taharât) Konusundaki Detay Farkları | – | – | – |
| 31. Abdestte Tertib ve Muvâlâtın Sünnet Oluşu |
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا قُمْتُمْ إِلَى الصَّلَاةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُوا بِرُءُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى الْكَعْبَيْنِ…
(el-Mâide, 6) |
“Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi… yıkayın. Başlarınızı meshedin…” | Ayetteki sıra farz gibi görünse de, Hanefilerde sıranın (tertib) ve ara vermeden yıkamanın (muvâlât) farz değil, sünnet oluşu, sünnetin farklı uygulamalarının tefsiri ile yapılmıştır. |
| 32. Kadınlarda Saçın Dörtte Birinin Meshi |
… وَامْسَحُوا بِرُءُوسِكُمْ…
(el-Mâide, 6) |
“…Başlarınızı meshedin…” | Ayet mutlak bir meshetme emridir. Kadınların saçlarının sadece dörtte birini meshetmesinin yeterli olması, sünnetin miktar belirlemesi ve ictihad ile sabittir. |
| 33. Gusülde Tırnaklara Su Ulaşması Zorunluluğu |
وَإِن كُنتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُوا…
(el-Mâide, 6) |
“…Eğer cünüp iseniz iyice temizlenin (boy abdesti alın)…” | Ayet genel temizliği emreder. Gusülde suyun tırnak altları da dahil her yere ulaşması zorunluluğu, Kur’an’ın genel temizlik emrinin sünnet ile gelen detaylı açıklamasıdır. |
| 34. Abdesti Bozan Haller: Kan ve Kusmuk Çıkması |
… أَوْ جَاءَ أَحَدٌ مِّنكُم مِّنَ الْغَائِطِ أَوْ لَامَسْتُمُ النِّسَاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَاءً…
(el-Mâide, 6) |
“…Yahut tuvaletten gelmişseniz ya da kadınlara dokunmuş (cinsel ilişkiye girmiş) iseniz…” | Ayet abdesti bozan hallerin bazılarını sayar. Vücuttan çıkan pisliklerin (kan, irin, ağız dolusu kusmuk) abdesti bozması, Peygamber’in uygulamaları (sünnet) ile sabit bir Hanefi hükmüdür. |
| 35. Ölü Yıkama (Gasil) Hükmü ve Keyfiyeti |
… وَمَن يُعَظِّمْ شَعَائِرَ اللَّهِ فَإِنَّهَا مِن تَقْوَى الْقُلُوبِ
(el-Hac, 32) |
“…Kim Allah’ın nişanelerine (dinî hükümlerine) saygı gösterirse, şüphesiz bu, kalplerin takvâsındandır.” | Ayet genel saygıyı emreder. Ölü yıkamanın (gasil) farz-ı kifaye olduğu, nasıl yapılacağı gibi hükümler, baştan sona sünnetin uygulaması ile sabittir. |
8
| Konu Başlığı | ﺁﻳﺖ | Diyanet Tercümesi | Sünnetin Zarurî Fonksiyonu ve Kanıtı |
| VIII. Yeminler, Adaklar ve İbadetin Tamamlayıcısı Hükümler | – | – | – |
| 36. Yemin Kefaretinde Sıralama ve Oruç Şartı |
… فَكَفَّارَتُهُ إِطْعَامُ عَشَرَةِ مَسَاكِينَ… أَوْ كِسْوَتُهُمْ أَوْ تَحْرِيرُ رَقَبَةٍ فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلَاثَةِ أَيَّامٍ…
(el-Mâide, 89) |
“…Bunun kefareti on fakiri doyurmak… yahut bir köle azat etmektir. Kim bunları bulamazsa üç gün oruç tutar…” | Ayet orucu son seçenek olarak verir. Bu üç gün orucun peş peşe (müteselsil) olma şartı, sünnet ile açıklanmıştır. |
| 37. Adakların İbadet Cinsinden Olma Şartı |
… وَمَا أَنفَقْتُم مِّن نَّفَقَةٍ أَوْ نَذَرْتُم مِّن نَّذْرٍ فَإِنَّ اللَّهَ يَعْلَمُهُ…
(el-Bakara, 270) |
“Her ne harcarsanız veya her ne adak adarsanız Allah onu bilir…” | Ayet adağı meşru kılar. Adakların yalnızca ibadet cinsinden bir şeye adanabileceği, sünnetin adak meşruiyetini takyididir. |
| 38. Cuma Namazı İçin ‘Mısr-ı Câmi’ Şartı |
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نُودِيَ لِلصَّلَاةِ مِن يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا إِلَى ذِكْرِ اللَّهِ…
(el-Cumu’a, 9) |
“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman hemen Allah’ı anmaya koşun…” | Ayet Cuma namazını farz kılar. Cuma namazının farz olması için ‘Mısr-ı Câmi’ (büyük şehir/merkez) şartı, Peygamberimizin uygulaması ve ictihadla sabitleşmiş bir usul kuralıdır. |
| 39. Sehiv Secdesinin Vacip Oluşu |
… وَقُومُوا لِلَّهِ قَانِتِينَ$$
(el-Bakara, 238) |
“…Ve Allah’ın huzurunda tam bir saygı içinde durun.” | Ayet namazda huşuyu emreder. Namazda unutma durumunda sehiv secdesinin vacip olduğu hükmü, bizzat Peygamber’in uygulaması ile namazın kemalini sağlamak içindir. |
| 40. Namazı Bozan Haller: Az Miktarda Konuşma |
وَقُولُوا لِلنَّاسِ حُسْنًا…
(el-Bakara, 83) |
“…İnsanlara güzel söz söyleyin…” | Ayet güzel sözü emreder. Namazda az miktarda dahi konuşmanın namazı bozması, sünnetin ve icmânın namazın sıhhat şartlarını belirlemesidir. |
9
| Konu Başlığı | ﺁﻳﺖ | Diyanet Tercümesi | Sünnetin Zarurî Fonksiyonu ve Kanıtı |
| IX. İslam Devlet Hukuku ve Siyaset-i Şer’iyye İnce Meseleleri | – | – | – |
| 41. Yönetime İtaatin Sınırları ve İsyan Hükmü |
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ وَأُولِي الْأَمْرِ مِنكُمْ…
(en-Nisâ, 59) |
“…Peygambere ve sizden olan ulu’l-emre (yöneticilere) de itaat edin…” | Ayet yöneticiye itaati emreder. ‘Yaratıcıya isyan olan yerde yaratılana itaat olmaz’ kaidesiyle itaatin sınırının konulması, sünnetin takyididir. |
| 42. Gayrimüslim Vatandaşların Statüsü (Zimmî Hukuku) |
لَّا يَنْهَاكُمُ اللَّهُ عَنِ الَّذِينَ لَمْ يُقَاتِلُوكُمْ فِي الدِّينِ… أَن تَبَرُّوهُمْ وَتُقْسِطُوا إِلَيْهِمْ…
(el-Mümtehine, 8) |
“…sizinle din konusunda savaşmayan… kimselere iyilik etmenizden ve onlara adil davranmanızdan sizi alıkoymaz.” | Ayet adil olmayı emreder. Cizye vergisi, askerlikten muafiyet gibi Zimmîlik statüsünün hukuki detayları bizzat Peygamber’in (s.a.v.) uygulamaları ile belirlenmiştir. |
| 43. Yöneticinin İhtiyaç Halinde Ek Vergi Koyma Yetkisi |
… وَمَا عَلَى الْمُحْسِنِينَ مِن سَبِيلٍ…
(et-Tevbe, 91) |
“…İyilik eden kimselerin aleyhine bir yol (sorumluluk) yoktur…” | Ayet iyilik edenlerin sorumlu olmadığını belirtir. Olağanüstü durumlarda yöneticinin Sünnet ve Maslahat ile ek vergi (tekâlîf-i örfiyye) koyma yetkisi vardır. |
| 44. Düşmanla Barış Anlaşmalarının Süresi ve Şartları |
وَإِن جَنَحُوا لِلسَّلْمِ فَاجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ…
(el-Enfâl, 61) |
“Eğer onlar barışa yönelirlerse, sen de ona yönel ve Allah’a güven…” | Ayet barışa yönelmeyi emreder. Barış antlaşmalarının süresi ve şartları gibi devletler hukuku kuralları, bizzat Peygamber’in (s.a.v.) sünneti ile sabittir. |
| 45. Harp İlân Etmeden Önceki İslâm’a Davet Prosedürü |
وَقَاتِلُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ الَّذِينَ يُقَاتِلُونَكُمْ وَلَا تَعْتَدُوا…
(el-Bakara, 190) |
“Sizinle savaşanlarla Allah yolunda savaşın. Ancak haksız yere saldırmayın…” | Ayet savaşın sınırlarını belirler. Düşmana savaş ilan etmeden önce mutlaka İslâm’a davet etme zorunluluğu, bizzat Peygamberimizin (s.a.v.) protokolü ve sünneti ile sabittir. |
| Harp Hukuku (ek) | (Diyanet Tercümesi) | Ayetin Hükmü (İşareti) | Sünnetin Zaruri Rolü ve Müphem Kalan Yönler |
| 1. Harp Başlatma/Savaşın Sınırı | “Sizinle harb edenlerle Allah yolunda savaşın. Ancak haksız yere saldırmayın.” (el-Bakara, 190) | Savaş, sadece saldıranlara karşı ve karşılık verme amacıyla meşrudur. | Müphem Kalan Yön: Haksız yere saldırmamanın (La ta’tedû) detayları nedir? Kadın, çocuk, yaşlı ve din adamlarının öldürülmemesi gibi savaş ahlakı ve hukuku kuralları Sünnet ile belirlenmiştir. (Beyan/Tahsis) |
| 2. Harp Öncesi Davet Prosedürü | “Eğer onlar (savaşanlar) vazgeçerlerse (iman ederlerse), şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (el-Bakara, 192) | Düşman için tevbe ve imana dönme seçeneği her zaman açıktır. | Müphem Kalan Yön: Savaş başlamadan önce düşmana İslam’a davet tebliği yapılması hukuki bir zorunluluk mudur? Düşmana tebliğin savaş başlatmadan önce bir protokol olarak yapılması Sünnet ile yerleştirilmiştir. (Teşrî’/Beyan) |
| 3. Barış (Sulh) Yapma | “Eğer onlar barışa yönelirlerse, sen de ona yönel ve Allah’a güven.” (el-Enfâl, 61) | Barış teklifine olumlu karşılık vermek, temel bir Kur’anî ilkedir. | Müphem Kalan Yön: Yapılan barış anlaşmalarının (Sulh) asgari ve azami süresi ne olmalıdır? Peygamber’in (s.a.v.) Hudeybiye gibi anlaşmalarla koyduğu süre kısıtlamaları (10 yıl gibi) ve şartları Sünnet ile belirlenmiştir. (Tahsis) |
| 4. Antlaşma İhlali Durumu | “Antlaşma yaptığınız topluluktan size karşı bir eksiklik yapmayan ve size karşı kimseye arka çıkmayanların antlaşmalarını, süreleri doluncaya kadar tamamlayın.” (et-Tevbe, 4) | Antlaşmaya sadık kalanlara karşı süre bitene kadar sadık kalınmalıdır. | Müphem Kalan Yön: Antlaşmanın “ihlal edildiğinin ispatı” için gerekli hukuki delil ve usul nedir? Şahitlik usulü, yemin ve karinelerle antlaşma ihlalinin tespiti Sünnet ve Fıkıh Usulü ile belirlenmiştir. (Beyan/Teşrî’) |
| 5. Ganimetlerin Taksimi Oranı | “…Biliniz ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri (humusu) Allah’a, Resûle, akrabaya, yetimlere, yoksullara ve yolcuya aittir…” (el-Enfâl, 41) | Ganimet malının %20’si (Humus) belirli sınıflara, geri kalanı savaşanlara aittir. | Müphem Kalan Yön: Savaşanlara ait olan kalan %80’in taksim oranı (atlıya iki pay, yayaya bir pay) nedir? Peygamber’in (s.a.v.) fiili uygulaması bu oranı belirlemiş, böylece Kur’an’ın mücmel emrini tahsis etmiştir. (Tahsis) |
| 6. Ganimet Kapsamına Giren Mallar | “…O’nun (Allah’ın) izniyle onları yendiniz. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.” (el-Hac, 60) | Ayet zaferi bildirir, ancak ganimetin tanımını yapmaz. | Müphem Kalan Yön: Ganimet olarak sayılan malın tanımı nedir? Savaş alanında bulunan kıyafet, yiyecek, toprak gibi taşınır ve taşınmaz malların ganimet hukuku içerisindeki durumu nedir? Toprakların statüsü (fey, ganimet) Sünnet ve Sahabe İcması ile belirlenmiştir. (Beyan/Teşrî’) |
| 7. Fey (Savaşsız Kazanılan Mal) | “…Fey’in (savaş yapılmaksızın ele geçen mal) Allah’a, Resûle, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara ait olması içindir.” (el-Haşr, 7) | Savaş yapılmadan elde edilen malın (Fey) tamamı, ganimetten farklı bir şekilde belirli sınıflara aittir. | Müphem Kalan Yön: Fey’in tanımı ve dağıtım oranı nedir? Savaşsız ele geçen malın %100’ü mü dağıtılacaktır, yoksa beşte bir oranı (Humus) burada da uygulanır mı? Fey’in yönetim ve dağıtımının tamamen devlet başkanının (ulu’l-emr) yetkisinde olduğu Sünnet ile belirlenmiştir. (Beyan/Tahsis) |
10
| Konu Başlığı | ﺁﻳﺖ | Diyanet Tercümesi | Sünnetin Zarurî Fonksiyonu ve Kanıtı |
| X. Aile Hukuku (Hukûk-i Âile) ve Mirasın İnce Meseleleri | – | – | – |
| 46. Süt Akrabalığının (Radâ’) Evliliğe Engel Oluşu |
حُرِّمَتْ عَلَيْكُمْ أُمَّهَاتُكُمْ وَبَنَاتُكُمْ وَأَخَوَاتُكُمْ … وَأُمَّهَاتُكُمُ اللَّاتِي أَرْضَعْنَكُمْ…
(en-Nisâ, 23) |
“Size şunlarla evlenmek haram kılındı: …sizi emziren anneleriniz…” | Ayet sadece süt annesini haram kılar. Sünnet, “Süt akrabalığı, nesep (kan) akrabalığı gibi haram kılar” diyerek tüm süt akrabalarını kapsama almış ve ayeti tahsis etmiştir. |
| 47. Talak-ı Bid’î (Sünnete Aykırı Boşama) Hükmü |
الطَّلَاقُ مَرَّتَانِ…
(el-Bakara, 229) |
“Boşama iki defadır…” | Ayet boşanmanın iki aşamalı olacağını belirtir. Sünnete aykırı olsa da, bir temizlik dönemi içinde üç kez boşanmanın hukuken geçerli sayılması, hadisler ve icma ile belirlenmiştir. |
| 48. Nikah Akdinin Şahit Şartı |
… فَانكِحُوهُنَّ بِإِذْنِ أَهْلِهِنَّ وَآتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ…
(en-Nisâ, 25) |
“…Onlarla, sahiplerinin izniyle evlenin ve mehirlerini de örfe göre onlara verin…” | Ayet nikahı genel olarak meşru kılar. Nikah akdinin geçerliliği için en az iki şahidin bulunması zorunluluğu, tamamen Peygamber’in (s.a.v.) “Şahitsiz nikah olmaz” hadisi ile sabittir. |
| 49. Mirasta Katilin Mirasçı Olamaması (Mânî-i İrs) |
… يُوصِيكُمُ اللَّهُ فِي أَوْلَادِكُمْ…
(en-Nisâ, 11) |
“…Allah size çocuklarınız hakkında tavsiyede bulunuyor…” | Ayet miras paylarını belirler. Ancak mirasçının, mirasını alacağı kişiyi kasten öldürmesi durumunda mirasçı olamayacağı hükmü, Peygamber’in (s.a.v.) hadisi ile Kur’an’daki genel hükmü takyid etmesidir. |
| 50. Rızaya Dayalı Cinsel İlişkinin Sınırlandırılması |
نِسَاؤُكُمْ حَرْثٌ لَّكُمْ فَأْتُوا حَرْثَكُمْ أَنَّى شِئْتُمْ…
(el-Bakara, 223) |
“Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde yaklaşın…” | Ayet mutlak bir izin gibi anlaşılabilir. Hayız döneminde cinsel ilişki yasağı ve anal ilişki yasağı gibi kısıtlamalar, bizzat Peygamber’in (s.a.v.) kesin yasağı ile konulmuştur. |
11
| Konu Başlığı | ﺁﻳﺖ | Diyanet Tercümesi | Sünnetin Zarurî Fonksiyonu ve Kanıtı |
| XI. Alışveriş Hukuku (Muâmelât) ve Finansın İnce Meseleleri | – | – | – |
| 51. Garar (Belirsizlik) Yasağının Kaynağı |
… وَأَحَلَّ اللَّهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبَا…
(el-Bakara, 275) |
“…Allah alım satımı helal, faizi ise haram kılmıştır.” | Ayet sadece faizi haram kılar. Belirsizlik içeren satışların (muhâdara, müzâbene) Peygamber tarafından kesinlikle yasaklanması, sünnetin hukuki düzenleme yetkisidir. |
| 52. Ribâ’yı Sadece Altın ve Gümüşle Sınırlamama |
… وَذَرُوا مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبَا…
(el-Bakara, 278) |
“…Faizden kalanı bırakın…” | Ayet faiz yasağını koyar. Peygamber (s.a.v.)’in altı mal grubunu Ribâ kapsamına alması, Ribâ’nın sadece parayla sınırlı olmadığını sünnetle beyan etmesidir. |
| 53. Selem Akdi (Ön Ödemeli Satış) Şartlarının Meşruiyeti |
… وَأَحَلَّ اللَّهُ الْبَيْعَ…
(el-Bakara, 275) |
“…Allah alım satımı helal kılmıştır.” | Mal ortada yokken, ileri vadeli ödeme ile mal alımına (Selem Akdi) izin veren ve şartlarını belirleyen, sünnetin zaruret nedeniyle getirdiği istisnadır. |
| 54. Şuf’a Hakkının Hukuki Temeli |
… لَّا تَأْكُلُوا أَمْوَالَكُم بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ…
(en-Nisâ, 29) |
“…Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin…” | Ayet haksız mal edinmeyi yasaklar. Hisseli mülkte ortakların öncelikli alım hakkına (Şuf’a) sahip olması, tamamen Peygamber (s.a.v.) hadisi ile sabittir. |
| 55. Akitteki Geçerli Şartların Sınırlandırılması |
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَوْفُوا بِالْعُقُودِ…
(el-Mâide, 1) |
“Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin (sözlerinizi tutun)…” | Allah’ın kitabında olmayan şartın batıl olacağı hadisi ile sünnetin sözleşme serbestliğini takyid etmesidir. |
12
| Konu Başlığı | ﺁﻳﺖ | Diyanet Tercümesi | Sünnetin Zarurî Fonksiyonu ve Kanıtı |
| XII. Yargılama Usulü Hukuku (Usûlü’l-Muhâkemât) | – | – | – |
| 56. İspat Yükümlülüğü ve Yeminin Kaidesi |
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُونُوا قَوَّامِينَ بِالْقِسْطِ شُهَدَاءَ لِلَّهِ…
(en-Nisâ, 135) |
“Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun…” | Ayet adaleti ve şahitliği emreder. “Beyyine (delil) davacıya, yemin ise davalıya aittir” kuralı, bizzat Peygamber (s.a.v.) hadisi ile sabittir. |
| 57. Gıyaben Hüküm Vermenin Meşruiyeti |
وَإِذَا حَكَمْتُم بَيْنَ النَّاسِ أَن تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِ…
(en-Nisâ, 58) |
“…İnsanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmedin…” | Davalı gıyabında hüküm verilmesi (ör. nafaka davaları), Peygamber’in (s.a.v.) Hind bint Utbe’ye verdiği yetki gibi hadisler yoluyla meşrulaşmıştır. |
| 58. Delil Olarak Karine (Emarat) Kullanımı |
… وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ
(el-Mâide, 44) |
“…Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.” | Ayet Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyi emreder. Kuvvetli emarelerin (karine) delil olarak kabul edilmesi, ictihad ve sünnetin genel ruhu ile sabittir. |
| 59. Bir Kişinin Birden Çok Suçunun Cezalandırılması |
… وَلَكُمْ فِي الْقِصَاصِ حَيَاةٌ يَا أُولِي الْأَلْبَابِ…
(el-Bakara, 179) |
“…Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır…” | Cezaların birleşip birleşmeyeceği (Tedahül) gibi usul kuralları, sünnet ve ictihad ile çözülmüştür. |
| 60. Yargılama Masraflarının Hükmü |
… إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْإِحْسَانِ…
(en-Nahl, 90) |
“…Şüphesiz Allah, adaletli olmayı, iyilik yapmayı emreder…” | Yargılama masraflarının hangi tarafça karşılanacağı gibi mali ve usulî detaylar, ictihad ve sünnetin genel adaleti ile belirlenmiştir. |
13
| Konu Başlığı | ﺁﻳﺖ | Diyanet Tercümesi | Sünnetin Zarurî Fonksiyonu ve Kanıtı |
| XIII. Ahlak, Adap ve Helal/Haramın Kılcal Damarları | – | – | – |
| 61. Ehli Eşeğin ve Yırtıcı Kuşların Etinin Yenmesi Yasağı |
قُل لَّا أَجِدُ فِي مَا أُوحِيَ إِلَيَّ مُحَرَّمًا عَلَىٰ طَاعِمٍ يَطْعَمُهُ إِلَّا أَن يَكُونَ مَيْتَةً أَوْ دَمًا مَّسْفُوحًا أَوْ لَحْمَ خِنزِيرٍ…
(el-En’âm, 145) |
“De ki: Bana vahyolunanda, yiyecek olan kimse için ölü, akıtılmış kan, domuz eti…” haram kılınmıştır. | Ehli eşek etinin ve pençeli kuşların etinin yenmesi yasağı, bizzat Peygamber’in (s.a.v.) hadisleriyle konulmuştur. Bu, Sünnetle tahsis etmektir. |
| 62. Altın ve İpek Kullanımının Erkeklere Yasaklanması |
قُلْ مَنْ حَرَّمَ زِينَةَ اللَّهِ الَّتِي أَخْرَجَ لِعِبَادِهِ…
(el-A’râf, 32) |
“De ki: Allah’ın kulları için çıkardığı ziyneti (süsü) kim haram kılmıştır…” | Ayet genel olarak süsü haram kılmayı reddeder. Altın ve saf ipek giymenin erkeklere haram kılınması, sadece Sünnet ile sabittir (Teşrî’). |
| 63. Ayakta Su İçme Yasağı ve Adap Kuralları |
… وَكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُوا…
(el-A’râf, 31) |
“…Yiyin, için, fakat israf etmeyin…” | Ayet genel adap verir. Ayakta su içmenin mekruh/haram oluşu gibi davranışsal hükümler, bizzat Peygamberimizin fiili ve sözlü yasağı ile sabittir. |
| 64. Cünüplükte Mescide Girme Yasağı |
يَا بَنِي آدَمَ خُذُوا زِينَتَكُمْ عِندَ كُلِّ مَسْجِدٍ…
(el-A’râf, 31) |
“Ey Ademoğulları! Her mescide gidişinizde güzel giysilerinizi giyin…” | Ayet mescit adabını emreder. Cünüp olanın mescide girmesi yasağı, hadisler ile sabittir. |
| 65. Kabirlere Yüksek Bina Yapma Yasağı |
الَّذِينَ قَالُوا نَتَّخِذَنَّ عَلَيْهِم مَّسْجِدًا
(el-Kehf, 21) |
“…(Bazıları da) ‘Onların (Ashab-ı Kehf) üstüne bir mescid yapalım’ dediler.” | Kabirlerin üzerine bina yapılmasının yasaklanması, Peygamberin (s.a.v.) hadisleriyle sabittir. |
14
| Konu Başlığı | ﺁﻳﺖ | Diyanet Tercümesi | Sünnetin Zarurî Fonksiyonu ve Kanıtı |
| XIV. Kıyasın Hukuki Temeli ve Hanefi Usulü Delilleri | – | – | – |
| 66. Kıyasın Kaynağının Sünnet Olması |
… فَاعْتَبِرُوا يَا أُولِي الْأَبْصَارِ
(el-Haşr, 2) |
“…Ey akıl sahipleri, ibret alın (kıyas yapın)…” | Ayet genel tefekkür çağrısıdır. Kıyasın meşru bir delil oluşu, bizzat Peygamberimizin Muaz bin Cebel’e (r.a.) hadisiyle sabittir. |
| 67. Kıyas-ı Celî ve Kıyas-ı Hafî Ayrımı |
… وَمَا أُوتِيتُم مِّنَ الْعِلْمِ إِلَّا قَلِيلًا
(el-İsrâ, 85) |
“…Size ilimden pek az bir şey verilmiştir.” | Kıyas-ı Celî ve Kıyas-ı Hafî (istihsan) ayrımı, sünnetin farklı uygulamalarına dayanır. |
| 68. Istıslah/Maslahat-ı Mürsele’nin Kaynağı |
… إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْإِحْسَانِ…
(en-Nahl, 90) |
“…Şüphesiz Allah, adaletli olmayı, iyilik yapmayı emreder…” | Maslahat-ı Mürsele’nin hüküm kaynağı olarak kabul edilmesi, sünnetin genel hikmeti ile meşrulaşmıştır. |
| 69. Şer’ü Men Kablenâ (Önceki Şeriatler) |
ثُمَّ جَعَلْنَاكَ عَلَىٰ شَرِيعَةٍ مِّنَ الْأَمْرِ فَاتَّبِعْهَا…
(el-Câsiye, 18) |
“Sonra seni din konusunda apaçık bir şeriat üzere kıldık. Sen de ona uy…” | Önceki şeriatlerin neshedilmediği sürece geçerli sayılması, Peygamberimizin (s.a.v.) bazı uygulamaları onaylaması gibi sünnet hükümleriyle desteklenmiştir. |
| 70. Örf ve Âdetin Hukuki Değeri |
… وَأْمُرْ بِالْعُرْفِ…
(el-A’râf, 199) |
“…İyiliği emret…” | Örf ve Âdetin hükümlerde esas alınması kaidesi, “Mâ râhü’l-Müslimûne hasenen” hadisi ile desteklenmiştir. |
15
| Konu Başlığı | ﺁﻳﺖ | Diyanet Tercümesi | Sünnetin Zarurî Fonksiyonu ve Kanıtı |
| XV. Hac ve Umre Hukuku (Menâsik) | – | – | – |
| 71. Haccın Kısımları ve Hükümleri |
وَأَتِمُّوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلَّهِ…
(el-Bakara, 196) |
“Haccı ve Umreyi Allah için tamamlayın…” | Haccın Temettü, Kıran ve İfrâd gibi kısımlara ayrılması, tamamen Peygamberimizin fiili uygulaması ile belirlenmiştir. |
| 72. Cemreleri Taşlamanın Vacip Oluşu |
وَاذْكُرُوا اللَّهَ فِي أَيَّامٍ مَّعْدُودَاتٍ…
(el-Bakara, 203) |
“Sayılı günlerde Allah’ı anın…” | Cemreleri taşlamanın vacip olması, sadece Peygamberimizin fiili sünneti ile sabittir. |
| 73. Sa’yin Şartları ve Hükmü |
إِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِن شَعَائِرِ اللَّهِ…
(el-Bakara, 158) |
“Şüphesiz Safa ile Merve Allah’ın işaretlerindendir…” | Sa’yin yedi şavt olması ve Hanefilerde vacip oluşu, Peygamberimizin “Haccınızın menasikini benden alın” emri ile sabittir. |
| 74. Veda Tavafının Zorunluluğu |
… وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَتِيقِ
(el-Hac, 29) |
“…Beyt-i Atik’i (Kâbe’yi) tavaf etsinler.” | Veda Tavafının yapılması (vacip), sünnetle sabitlenmiş bir hükümdür. |
| 75. İhramda Yasak Olan Fiiller |
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَقْتُلُوا الصَّيْدَ وَأَنتُمْ حُرُمٌ…
(el-Mâide, 95) |
“Ey iman edenler! İhramlı iken av hayvanı öldürmeyin…” | İhramlıyken koku sürünme, dikişli elbise giyme gibi yasakların konulması, sünnetin ibadetin şartlarını takyididir. |
🎓 Fıkhi Mefhumlar
| Fıkhi Mefhum (Türkçe) | Fıkhi Mefhum (Arapça) | Türkçe Tanımı (Usul-i Fıkıh Bağlamında) |
| Sünnet | السنّة (Es-Sunne) | Hz. Peygamber’in (s.a.v.) söz, fiil ve takrirlerinden (onaylarından) oluşan ve Kur’an’dan sonra ikinci temel şeriat (hukuk) kaynağı olan dini delil. |
| Hadis | الحديث (El-Hadîs) | Sünnet’i rivayet yoluyla bize ulaştıran sözlü veya yazılı metinler ve bu metinlerin bilimi. |
| Teşrî’ / Hüküm İhdası | التشريع / إحداث الحكم | Kur’an’da açıkça hükmü bulunmayan bir konuda Sünnet’in bağımsız olarak yeni bir hüküm koyması (Ör: Erkeklere altın ve ipeğin haram kılınması). |
| Beyan | البيان | Kur’an’da yer alan mücmel (kapalı, detaysız) ve müphem (anlaşılması zor) ifadelerin manasını, kapsamını veya uygulama şeklini Sünnet’in açıklığa kavuşturması. |
| Mücmel | المجمل | Manası kapalı, birden çok ihtimale açık olduğu için açıklanmaya muhtaç olan Kur’an lafzı (Ör: Namazı kılmak, zekâtı vermek emri; ancak rekât ve nisap miktarının belirtilmemesi). |
| Tahsis | التخصيص | Kur’an’daki âmm (genel) bir lafzın hükmünü, sadece belirli bir kısma veya duruma özgüleyerek daraltmak (Ör: Miras ayetlerinin katil olan mirasçıyı kapsamaması). |
| Âmm | العام | Bütün fertlerini veya çeşitlerini kapsamına alan, genellik ifade eden Kur’an lafzı. |
| Takyid | التقييد | Kur’an’daki mutlak (şartsız) bir hükmün uygulanmasını, Sünnet veya başka bir delil aracılığıyla bir şart veya miktar ile sınırlandırmak (Ör: Hırsızlıkta el kesme cezasının nisap miktarıyla sınırlandırılması). |
| Mutlak | المطلق | Belirli bir şartla veya miktar/sayı ile sınırlandırılmamış, serbest bırakılmış Kur’an lafzı. |
| Nisap | النصاب | Zekât veya had (ceza) gerektiren suçlarda (hırsızlık gibi) malın veya suçun cezayı gerektirecek asgari miktarı. |
| Rekât | الركعات | Namazın her bir bölümünü oluşturan rükû ve iki secdeden ibaret birim. Sayısı Sünnet ile belirlenmiştir. |
| Farz-ı Kifaye | فرض الكفاية | Müslümanların bir kısmının yapmasıyla diğerlerinden sorumluluğu kaldıran dinî yükümlülük (Ör: Cenaze namazı, ölü yıkama). |
| Vacip | الواجب | Hanefi fıkhında delili, farz kadar kesin olmayan ama yapılması kesinlikle zorunlu olan hüküm (Ör: Vitir namazı, Kurban kesmek). |
| Kıyas | القياس | Kur’an ve Sünnet’te hükmü açıkça bulunmayan bir meselenin hükmünü, aralarındaki ortak illet (hüküm sebebi) nedeniyle, naslarda hükmü olan başka bir meseleye benzeterek belirleme yöntemi. |
| İctihad | الإجتهاد | Fıkıh âliminin şeriatın kaynaklarını (Kur’an, Sünnet, İcma) derinlemesine inceleyerek şer’î-amelî hükümleri çıkarma çabası ve yöntemi. |
| Garar | الغرر | Bir akitte (ticaret/satış) sonucun bilinmemesinden, belirsizlikten veya riskten kaynaklanan aşırı aldatıcılık ve aldatılma riski (Sünnet ile yasaklanmıştır). |
| Ribâ-i Fadl | ربا الفضل | Aynı cins malın (ör: buğday buğdayla) karşılıksız fazlalıkla değiştirilmesi sonucu ortaya çıkan faiz türü (Sünnet ile haram kılınmıştır). |
| İddet | العدة | Boşanan veya kocası ölen kadının yeniden evlenebilmek için beklemesi gereken ve süresi Kur’an ve Sünnet ile belirlenmiş süre. |
| Mecîd | مُجمَع | Hükmü açıkça naslarda (Kur’an/Sünnet) bulunmayan ve İcma (alimlerin oy birliği) ile belirlenen hüküm. |
Hazırlayan
ilyâs Can YILDIZ




