Had CezasıHad suçlarıSual & Cevâb

“‘İkrime, ‘Her kim dinini değiştirirse onu öldürün’ hadisini rivayet etmede tek başına mıdır?”

1. Giriş

“Gerçek Hanefî” olduklarını iddia eden bazı modernistler, yalanlarını sürdürürken, İbn Abbas’ın azatlı kölesi olan İkrime’nin irtidat cezasıyla ilgili meşhur hadisi tek başına rivayet ettiğini iddia etmektedir:

من بدل دينه فاقتلوه
“Kim dinini değiştirirse onu öldürün.”

Bu iddialarına, İkrime’nin Hâricî (erken dönem aşırı bir grup) olduğu yönündeki asılsız suçlamalarını da ekleyerek, böyle bir rivayete dayanarak hüküm verilemeyeceğini öne sürmektedirler.

Daha önce gördüğümüz üzere, İmam Ebû Hanîfe ve erken dönem Hanefî âlimlerin tamamı, İkrime’nin rivayetlerini şartsız şekilde delil olarak kabul etmişlerdir.

Bu kısa makalede şu iddiayı analiz edeceğiz:
İkrime gerçekten (a) “Kim dinini değiştirirse onu öldürün” hadisini tek başına mı rivayet etmiştir ve (b) Hz. Ali’nin —Allah ondan razı olsun— irtidat edenleri yakma hadisesini nakleden kişi sadece o mudur?


2. “Kim dinini değiştirirse onu öldürün” hadisinin İbn Abbas dışındaki sahabilerden rivayetleri

İkrime bu hadisin sadece İbn Abbas’tan gelen senedinde bulunur. Ancak hadis başka sahabiler tarafından da rivayet edilmiştir. Bu sahabiler şunlardır:

  1. Mu‘az b. Cebel[1]

  2. Ebû Hüreyre[2]

  3. Âişe[3]

  4. Mu‘âviye b. Hidah[4]

  5. ‘Ismeh bint Mâlik[5]

Ayrıca mürsel olarak da:

  1. Hasan el-Basrî[6]

  2. Zeyd b. Eslem[7]

Bu rivayetlerin hiçbirinde İkrime raviler arasında yer almamaktadır.


3. İbn Abbas’tan İkrime’siz gelen rivayetler

Hadis yalnızca başka sahabilerden değil, İbn Abbas’tan da İkrime dışındaki senedlerle rivayet edilmiştir.

Nesâî şu rivayeti kaydeder:

حدثنا هشام، عن قتادة، عن أنس، أن ابن عباس قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: «من بدل دينه فاقتلوه»

“Hişam bize rivayet etti; Katâde’den, o Enes’ten: İbn Abbas şöyle dedi: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu: ‘Kim dinini değiştirirse onu öldürün.’”[8]


4. Hz. Ali’nin irtidat edenleri yakması olayı

Bu hadis, Hz. Ali’nin bazı irtidat edenleri yaktığını bildiren rivayet içinde gelmiştir. Buhârî’deki metin şöyledir:

عن عكرمة، أن عليا رضي الله عنه، حرق قوما، فبلغ ابن عباس فقال: لو كنت أنا لم أحرقهم لأن النبي صلى الله عليه وسلم قال: «لا تعذبوا بعذاب الله»، ولقتلتهم كما قال النبي صلى الله عليه وسلم: «من بدل دينه فاقتلوه»

İkrime şöyle rivayet eder: “Ali bazı insanları yaktı. Bu haber İbn Abbas’a ulaşınca dedi ki:
‘Ben olsaydım onları yakmazdım. Çünkü Nebî (s.a.v.) şöyle buyurdu: Allah’ın azabıyla azap etmeyin. Şüphesiz ben onları öldürürdüm. Çünkü Nebî (s.a.v.) şöyle buyurdu: Kim dinini değiştirirse onu öldürün.’”[9]

Modernist sözde-Hanefîler, İkrime’nin bu rivayeti sözde Hz. Ali’yi kötülemek için uydurduğunu iddia ederler. Bu ise tamamen saçmadır. Zira rivayet zaten İkrime’nin hocası İbn Abbas’ın, yakma cezasına karşı çıktığını söylemektedir. Ayrıca Tirmizî’nin eklediği şu bilgi, bu ithamı tamamen çürütür:

فبلغ ذلك عليا، فقال: صدق ابن عباس
“Bu durum Ali’ye ulaşınca şöyle dedi: İbn Abbas doğru söylemiştir.”[10]

İddia edildiği gibi aşırılık yanlısı birinin, “karşı taraf” olarak gördüğü kişiye hatasının kabul ettirildiğini anlatacak gizli bir çıkarı olamaz.

Ayrıca İkrime bu olayı tek başına rivayet eden kişi değildir. Nesâî’de şu rivayet de vardır:

حدثنا هشام، عن قتادة، عن أنس، أن عليا أتي بناس من الزط يعبدون وثنا فأحرقهم، قال ابن عباس: إنما قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: «من بدل دينه فاقتلوه»

“Hişam Katâde’den, o Enes’ten rivayet etti: Ali, putlara tapan az-Zutt’tan bir topluluğu yakmıştır. Bunun üzerine İbn Abbas dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.) sadece ‘Kim dinini değiştirirse onu öldürün’ buyurdu.”[11]

Dolayısıyla İkrime’nin bu rivayeti uydurarak Ali’yi kötülemek istediğini iddia etmek tamamen yanlıştır.


5. Bu hadis İslâm’a giriş yapanlar veya diğer dinler arası geçiş yapanlar için midir?

Modernistlerin en saçma iddiası da şudur:
Hadis kabul edilse bile, İslâm’dan başka dine geçenlere değil, diğer dinler arası geçiş yapanlara uygulanır (!)

Kur’ân’daki şu ayet, bu iddianın akıl dışılığını açıkça ortaya koyar:
“Allah katında din yalnızca İslâm’dır.” (Âl-i İmran, 3:19)

Ayrıca İkrime’nin İbn Abbas’tan aktardığı bir rivayette konu netleştirilmiştir:

من خالف دينه دين المسلمين فاضربوا عنقه وقال: إذا شهد أن لا إله إلا الله، وأن محمدا رسول الله فلا سبيل إليه إلا أن يأتي شيئا فيقام عليه حده

“Her kim dinini Müslümanların dini aleyhine değiştirirse onun boynunu vurun. Ancak ‘Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed O’nun Rasûlüdür’ diye şehadet ederse artık ona dokunulmaz; ancak hadd gerektiren bir fiil işlerse cezalandırılır.”[12]


6. İrtidat cezasını gösteren diğer deliller

Bu hadis, İslâm hukukunda irtidat cezasına dair delillerden yalnızca biridir. Bütün mezheplerin ittifak ettiği bu hükme başka sahih hadisler de delildir. Meşhur “Üç sebeple öldürülür…” hadisi de bunlardandır. Konuya dair daha detaylı deliller yakında ayrı bir makalede ele alınacaktır (inşâallah).


7. Sonuç ve Değerlendirme

– İkrime’nin rivayetlerini eleştirmek veya geçersiz saymak için hiçbir gerekçe yoktur. Ebû Hanîfe, talebeleri ve diğer büyük âlimler, onun rivayetlerini kesin şekilde delil olarak kullanmışlardır.

– “Kim dinini değiştirirse onu öldürün” hadisini İbn Abbas’tan sadece İkrime rivayet etmemiştir; aynı hadisi İbn Abbas’tan nakleden başka isnadlar da vardır.

– Bu hadisi rivayet eden başka sahabiler de vardır ve onların rivayet zincirlerinde İkrime yer almaz.

– Bu hadis, irtidat cezasının delillerinden yalnızca biridir.

Modernistlerin bu hadis etrafındaki itirazları bilimsel açıdan temelsizdir ve ciddi bir akademik tartışmada herhangi bir ağırlık taşımamaktadır.

Kaynakça

[1] Ahmed b. Hanbel. al-Musnad. Beyrut: Al-Resalah Publications, 2001. Hadis 22015. (Sahih: Şuayb el-Arnaût)

[2] et-Taberânî, Ebü’l-Kâsım. Mu‘cemü’l-Evsat. Hadis 8623. (Hasen: el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, Kahire: Maktabetü’l-Kudsî, 1994. Hadis 10572)

[3] es-San‘ânî, Abdurrezzâk. el-Musannef. Beyrut: el-Mektebü’l-İslâmî, 1403. Hadis 18563.
Ayrıca bkz.: et-Taberânî, Ebü’l-Kâsım. Mu‘cemü’l-Evsat. Hadis 9230. (el-Heysemî: zayıf râvi içerir, Mecmeu’z-Zevâid, Hadis 10573)

[4] et-Taberânî, Ebü’l-Kâsım. Mu‘cemü’l-Kebir. Kahire: Maktabetu İbn Teymiyye, 1994. Cilt 19, s. 419. Hadis 1013. (el-Heysemî: râviler sika, Mecmeu’z-Zevâid, Hadis 10573)

[5] et-Taberânî, Ebü’l-Kâsım. Mu‘cemü’l-Kebir. Cilt 17, s. 186. Hadis 497. (el-Heysemî: zayıf râvi içerir, Mecmeu’z-Zevâid, Hadis 10573)

[6] en-Nesâî, Ahmed b. Şuayb. el-Müctebâ mine’s-Sünen. (trc. Nâsıruddin el-Hattâb) Riyad: Dâru’s-Selâm, 2007. Hadis 4068.

[7] Mâlik b. Enes. el-Muvatta’. Abu Dabi: Muessesetu Zeyd bin Nehyan, 2005. Hadis 2726.

[8] en-Nesâî, Ahmed b. Şuayb. el-Müctebâ mine’s-Sünen. Hadis 4069.

[9] el-Buhârî, Muhammed b. İsmail. el-Câmiu’s-Sahih. (trc. Muhsin Khan) Riyad: Dâru’s-Selâm, 2007. Hadis 3017.

[10] et-Tirmizî, Ebû İsa. el-Câmi‘. (trc. Ebû Halîyl) Riyad: Dâru’s-Selâm, 2007. Hadis 1458.

[11] en-Nesâî, Ahmed b. Şuayb. el-Müctebâ mine’s-Sünen. Hadis 4070.

[12] et-Taberânî, Ebü’l-Kâsım. Mu‘cemü’l-Kebir. Cilt 11, s. 242. Hadis 11617.

Editor

www.darulislam.com.tr

Related Articles

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Back to top button