
Süâl: Şâfiî mezhebi müessisi Muhammed bin İdrîs eş-Şâfiî hazretlerine göre 1 kerre dâru’l-İslâm olan belde, tekrar dâru’l-harbe tehavvül edebilir mi ?
Cevâb: Evveliyatında velev 1000 senelik şerі‘at ile hüküm süren bir devlet, yahud içinde o 1000 senelik devletten kalma İslâm ile tetâbuk eden hükümler olsun olmasın, şerі‘at-ı muhammediyyenin esâs addedilmediği her belde Şâfiî mezhebi ser-imâmı eş-Şâfiî hazretlerinin vardığı hükümlere istinâden dâru’l-harbe tehavvül edebilir.
Muhammed bin İdrîs eş-Şâfiî’nin bu mes’elede 2’li telakkisi mevcud olup; İslâm hukuku ile idâre edilen bir beldenin nizâmı, kafirlerin istilâsı neticesinde iptal edilmiş, yerine seküler bir nizâmat ikâme olmuş ise, siyâseten dâru’l-harb hükmünü alır. Lakin orada hayat süren müslimlerin mülkî hakları elinden alınmış/ibtâl edilmiş ise, Şâfiî ‘ameli mezhebine göre “Kefere, müslimlerin emvâline istîlâ’ ile mâlik olamaz.” kâidesi, yani kefere’nin malik olduğu malların gasb sayılması hasebiyle mülkiyyet hukuku ‘itibâriyle dâru’l-islâm olmağa devam eder.
Fi’l-ḥaḳіḳa dâru’l-İslâmın dâru’l-harbe tehavvül etmesi veyâhūd etmemesi mes’elesine binâ’en vücûda gelen 2’li telakkîsinin esâsını siyâset kısmı teşkîl etmekdedir!
Buna nazaran bir dâru’l-İslâm ülkesi, dışarıdan istilâ olmaksızın, içeriden din ve nâmus düşmanı bed-baḫt kimseler eliyle mevcud şer’i idârenin iptal edilip, yerine ne‘ūzu bi’llāh küfür ahkâmı ile ikâme edilmesi neticesinde; emvâlin ise yine eski sâkinlerinde kalmasıyla, istisnâ olmadan hem Şâfiî ‘ameli mezhebi hem de Hanefî, Mâliki ve Hanbeli hakk mezheblerine göre tastamam dâru’l-harb hükmünü alır.




